DOLAR 18,4191 0.52%
EURO 17,8508 -1.1%
ALTIN 973,04-1,08
BITCOIN 348891-1,23%
İstanbul
20°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kılıçdaroğlu’ndan gençlere; Sakın umutsuzluğa kapılmayın!

Kılıçdaroğlu’ndan gençlere; Sakın umutsuzluğa kapılmayın!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Elazığ’da; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin projesi Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi inşaatının temel atma töreninde gençlere, “Sakın umutsuzluğa kapılmayın. Umudunuzu büyütün, kucaklaşın ve Türkiye’nin sorunlarına kilitlenin. Demokrasiyi getirecek olan sizlersiniz” sözleri ile seslendi.

ABONE OL
Eylül 24, 2022 02:05
Kılıçdaroğlu’ndan gençlere; Sakın umutsuzluğa kapılmayın!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elazığ’da 2020 depreminde Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi hasar gördü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) lisenin yeniden yapımını üstlendi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Elazığ’da İBB’nin yaptırdığı Elazığ Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi inşaatının bugün temel atma törenine katıldı.

Töreni izlemeye gelen yurttaşlar Kılıçdaroğlu için “Piro, hoş geldin” yazılı döviz taşıdı. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun konuşmalarının ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 

“Türkiye’nin geleceği adına güzel bir şey yapıyoruz. Gençlerin daha iyi koşullarda okumaları için güzel bir şey yapıyoruz. Bu güzelliği; bir acı üzerine, acının unutulması üzerine inşa ediyoruz. Deprem oldu, insanlar hayatını kaybetti, binalar yıkıldı, okullar yıkıldı; evet. Ama Türkiye güçlü bir ülke. Ve Türkiye yaralarını saran bir ülke.

Deprem sonrasında hemen geldim. Burada bulunduk. Elazığlı hemşehrilerimle kucaklaştık. Acılarını dinledim. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem Bey de geldi. Aynı şekilde o da vatandaşları dinledi. Yardım kampanyaları açtık. Yardım kampanyalarını bütün partiler açtılar. Çünkü deprem bizi bir araya getirdi. Acılarımızı gidermek için bir arada, ortak mücadele etmek zorundaydık.

Okul yıkılmıştı. Sayın Başkan, Sayın İmamoğlu… Ben burada ticaret lisesini bitirirken bizim okulumuzun binası yoktu. Lisenin bir bölümünde daha sonra kentin üst tarafında, o zamanki adıyla Devrim Ortaokulu’nda ticaret lisesini bitirdim ve oradan üniversiteye geçtim. Ticaret lisesi sonradan oldu.

Şimdi depremden hemen sonra bu kadar güzel ve aydınlık bir binayı burada inşa ediyoruz. Bu beni biraz geriye, gençlik yıllarıma götürdü. Elazığ’a götürdü. Ben de isterdim ki kendi okulumda güzel okuyayım, o okulda anılarım olsun, o okula geldiğim zaman hangi sıraya oturduğumu, hangi arkadaşlarla konuştuğumu bileyim. Öğretmenlerimi hatırlayım. Maalesef böyle bir anım yok. Ama öğretmenlerimi biliyorum. Elazığ, Harput ve tarihini biliyorum. Bütün gençliğim burada geçtiği için, Elazığ benim hayatımda unutulması zor olan kentlerden birisi. Bu kent aynı zamanda kadim bir kent.

Bu konudaki asıl çabayı gösteren arkadaşımızı da açıkça ifade edelim. Elazığ Milletvekilimiz Sayın Gürsel Erol. Çaba gösterdi, okulların yapılması lazımdı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapasitesi yetersizdi. Biz gönüllüydük, yapmak istiyorduk. Bu konuda deneyimimiz de vardı. Örneğin Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ’ın bütün ilçelerine okul yaptı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na anahtarı teslim etti. Her belediye başkanı şunu ister, benim bulunduğum kentteki okul güzel olsun. Öğrenciler okullara güzellikle gitsinler, okulun sosyal alanları olsun. Kütüphanesi, laboratuvarları olsun… Çünkü gençler orada yeri geldiğinde okuyacak, müzik yapacaklar. Enerjilerini boşaltacaklar, evlerine huzur içinde döneceler. Anne ile babalar diyecekler ki ‘Benim çocuğum Elazığ’ın en iyi lisesinde okuyor.’ Dolayısıyla anne, baba ve öğrenci; o güzelliği beraber yaşayacaklar.

Başkan, bir şeye değindi. ‘Keşke burada, Elazığ’ı yöneten yerel ve vali düzeyinde; yöneten insanlar da burada olsaydı.’ Elazığ’a hizmet geliyor. Ama baskıdan ve korkudan gelemiyorlar. Allah nasip eder iktidar olduğumuzda ne iktidar, ne muhalefet diyeceğiz. Herkesi kucaklayacağız. Bu millet kavgadan bıktı. Niye kucaklaşmıyoruz, Allah aşkına? Aynı topraklarda yaşıyoruz. Vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımız. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Ama bu kavga nedeni değil ki… Bu bir hizmet aracıdır. Hizmet için düşüncelerimizi ifade ediyoruz.

Adalet konusunda benim neler düşündüğümü sadece Türkiye’deki 85 milyon değil, dünyada aklı eren herkes de bunu biliyor. Devletin dininin adalet olduğunu, adaletsiz bir dünyanın inşa edilemeyeceğini, adalet olmadan da bu evlatlarımızın doğru dürüst iş bulamayacaklarını da biliyorum.

O nedenle gençler adalet istiyorlar. Ne için, eğer matematikte Türkiye yedincisi sözlü sınavda eleniyorsa bir sorunumuz var demektir. Hakimlik, savcılık sınavında ikinci olan eğer eleniyorsa; bir sorunumuz var demektir. Bunları bitireceğiz.

Gençlerimizden şunu istiyoruz: Okuyun, soru sorun, merak duygunuzu büyütün. Çünkü eğitimin temeli nitelikli soru soracak kişiler yetiştirmek ve onların merak duygusunu büyütmektir. Merak duygusunu büyütürseniz onlar bu nasıl oluyor diye düşünecekler ve en azından düşündükleri olayın sırrını çözmeye çalışacaklar. Eğitimin başarısındaki ölçü de budur.

Ne yaparlarsa yapsınlar; beraber, birlikte bu ülkeye adaleti, demokrasiyi getirmek, bu ülkede herkesin karnını doyabileceği bir gelir düzeyini kişilere sağlamak temel görevlerimizden birisidir. Gençler meraklanmayın. Bu okulda güzel, okuyacaksınız. Anılarınız olacak, bu okulda. Öğretmenleriniz ile kucaklaşacaksınız, bizler de sizlerle onur, gurur duyacağız. Bizler gelip gidiyoruz ama Türkiye’yi yönetecek olanlar sizlersiniz. Sizler ne kadar iyi eğitim alırsanız Türkiye’nin istikbali o kadar güçlü olacaktır. Gençler, sakın umutsuzluğa kapılmayın. Tek istediğim; umutsuzluğa kapılmayın, umudunuzu büyütün. Kucaklaşın ve Türkiye’nin sorunlarına kilitlenin. Demokrasiyi getirecek olan sizlersiniz.”

İMAMOĞLU’NDAN CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU’NA: ““SİZ BUGÜN ANA MUHALEFET LİDERİSİNİZ, YARIN BU ÜLKENİN BAŞINDASINIZ”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, törende şunları söyledi:

“Bu coğrafyada kardeşçe yaşamanın ne kadar büyük bir güzellik, huzur ve manevi tatmin olduğunu ifade etmek zor. Büyük bir milletiz. Bu toprakların kıymetini bildiğimiz taktirde üstesinde gelemeyeceğimiz acı yok. Her acıyı birlikte tedavi edebilir ve üstesinden gelebiliriz. Elazığ depreminin hemen ardından burada yaptığımız ziyarette zaten süreci tartışıyor ve bu konuda neler yapabiliriz diye kendi içimizde konuşuyorduk. Elbette depremin yaralarını sarma konusunda acil müdahale ve bunun gibi birçok hususta Elazığ’da her anında yanında olduk. Daha sonrasında bizi, özellikle Gürsel Erol aradığında ve Genel Başkanımızın bu değerli süreci bize yol açan önerisi olduğunda açıkçası çok mutlu olduk.

“GENEL BAŞKANIMIZIN LİSEYİ OKUDUĞU ŞEHRE BİR OKULU YAPMA ARZUSU İLE YOLA ÇIKTIK”

İBB Meclisi’ndeki bütün meclis üyelerimize ve bütün parti gruplarına huzurunuzda yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul yanı sıra Ankara ve İzmir ile birlikte üç okulun burada yapılacak olması, deprem sonrası eğitim ile ilgili yaşanan sıkıntının giderilmesi konusunda hepimizin harekete geçmesi bizi tabii ki çok heyecanlandırdı. Yapacağımız okulun kalite ve nitelik açısından üstün bir kavrama sahip olması gerektiğini düşünüyorduk. Şöyle bir özel durumu var. Dün Gaziler Günü’ydü. Atamıza Mareşal unvanının verildiği günde gazilerimiz ile kucaklaştık. Bugün de Elazığ’da Gazi’nin yanı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini taşıyan bir meslek lisesinin temelini atmak büyük bir gurur. O bakımdan nitelikli bir projeyi, ismine yakışır, bir de Genel Başkanımızın liseyi okuduğu şehre bir okulu yapma arzusu ile yola çıktık. 24 derslik, mesleki atölyeleri var, 30’u aşkın laboratuvarları var. Konferans salonundan diğer dersliklerine varıncaya kadar örneğin konferans salonu 330 kişilik. Tabii çok amaçlı bir spor salonun varlığı, açık spor sahalarının varlığı.

“HER ÖĞRENCİNİN ‘BEN GÜZEL BİR OKULA GİDİYORUM, DOLAYISIYLA HAKKINI VERMELİYİM’ DİYECEĞİ BİR OKUL TASARLADIK”

Buraya gelen her öğrencinin ‘Ben güzel bir okula gidiyorum, dolayısıyla hakkını vermeliyim’ diyeceği bir okul tasarladık. Gerçekten eğitime ne kadar önem verdiğinizi biliyorum. Eğitimle ilgili bizi kreşle ilgili İstanbul’da seferber ederken bunun karşılığını verme konusunda attığımız kararlı adımlarla 150 kreşe doğru gidiyoruz. Burada biz şu özeni de göstermeye gayret ediyoruz. Hem İstanbul’da yaptığımız kreş ve okullar hem de bugün burada tasarlayıp faaliyete geçirdiğimiz okulumuzun tasarımından bitimine kadar içindeki her türlü malzemesinden birçok hizmetine kadar, bizim çocuklarımızın ve gençlerimizin ülkesinin neresinde yaşıyor olursa olsun eşit haklara sahip olduğunu ona hissettiren, devletimizin her çocuğuna eğitimle ilgili en üst seviyede hakkını teslim edeceği bir okulu yapmanın sorumluluğunu taşıdık ve tasarımımızı o şekilde yaptık.   

“GERİSİNİ ÜLKENİN BU GENÇLERİ HALLEDER”

Bu okuldan hem ailelerini hem bizleri, Türkiye’yi gururlandıracak gençlerimiz çıkacak. Ülkemizin her gencinin geleceği çok parlak çünkü çok zeki bir gençlik kitlemiz var. Yeter ki bu ülkenin makam ve mevki sahipleri gençlerin umutlarını yükseltsinler, tersini yapmasınlar. Yeter ki bu makam ve mevki sahipleri bu milleti, toplumu, gençleri kutuplaştırmasınlar. Kendi siyasi ikballeri ile aldatıcı dile bu gençleri ve toplumu maruz bırakmasınlar. İnanın topluma bu kadarı yetiyor. Gerisini ülkenin bu gençleri halleder. Onların ruhlarında şunu görüyorum, ne ayrımcılık, ne dışlayıcılık var. Türkiye’nin hangi ortamına gidersek gidelim gençlerimiz bize sarılıyorlar. ‘İş, aş isterim’ demiyorlar. Ne kadar ulvi bir duygu. ‘Adalet isterim başkanım, adalet isterim’ diyorlar.  Dolayısıyla gençlerimiz kardeşçe yaşamanın kıymetini biliyorlar.

Sizin önderliğinizde çok büyük bir mücadele yürüyor şu anda. Altılı Masa ve oradan doğacak olan yeni iktidar günleri. Yaşadıklarımı ve bugün hissettiklerimi iletirken aslında gençler de başı ile beni onaylıyordur. Onların kalbindeki duyguyu anlatamaya gayret ediyorum.

(Gençlerin) Hiç ön yargıları yok. Kim, nereli, hangi etnik köken vs. Bu milletin bir parçası olduklarında, karşısında kendilerini dinleyen insanı gördüklerinde gençlerin birçoğu sıfır önyargı ile sizin o tariflediğiniz ikinci yüzyıla çok hazırlar.

“SİZ BUGÜN ANA MUHALEFET LİDERİSİNİZ, YARIN BU ÜLKENİN BAŞINDASINIZ”

Ben her yerden şu daveti yaptım, İstanbul’un kapısı her siyasi partiden belediye başkanına açık ve ne yazık ki bize ilk başta bize randevu veren belediye başkanları sonradan vermemeye başladı. İnanın bazı taleplerini gizli de olsa yaptırıyorum. Çünkü onlara bir zarar gelmesin istiyorum. Bunlara ne gerek var? Ben burada, bu şehrin yöneticilerini, eğitimle ilgili yöneticilerini, bu okulun öğrencilerinin hep birlikte kol kola açmamızın kime ne kötülüğü, ne mahsuru var. Siz bugün ana muhalefet liderisiniz, yarın bu ülkenin başındasınız. Bugün bu ülkenin başında olan insan yarın bu ülkenin muhalefeti olacak. Ben İstanbul’da belediye başkanlığı döneminde hep şu özlemi çektim. Beş yıl boyunca büyükşehir belediye başkanını makamımda görmediğim için ‘Ben de büyükşehir belediye başkanı olayım, size gelmeyeceğim’ demedim. ‘Bak size ne kadar çok geleceğim, o kadar çok geleceğim ki sizi utandıracağım’ dedim. Bu ülkenin her siyasi partisi iktidarından muhalefetine ülkemiz için çalışmıyor mu? Ülkemiz için çalışıyor. Şu yaptığımız okul CHP’nin değil ki milletimizin okulu.

“EMİNİM Kİ SİZ BÜTÜN MUHALEFETİ DAVET EDERSİNİZ BURAYA”

Biz titizlikle yolumuza devam edeceğiz. Genel Başkanım bir kez daha gelip bu okulu açacağız. Sizlerle beraber geldiğimizde eminim ki siz bütün muhalefeti davet edersiniz buraya, öyle tahmin ediyorum.”

Kaynak: egepostasi.com

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.